 |
| İzleme Sayısı : | | 247 | | Puanlama : |  | | Hikayeya Puan Verin |
| Atatürk>> gazi çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rasladık.
>> atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.
>>
>>
>> - merhaba nine
>>
>>
>> kadın ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;
>> - merhaba dedi.
>>
>>
>> - nereden gelip nereye gidiyorsun? kadın şöyle bir duralayıp,
>>
>>
>> - neden sordun ki, dedi. buraların sabısı mısın? yoksa bekçisi mı?
>>
>>
>> paşa gülümsedi.
>> - ne sahibiyim ne de
Bekçisiyim nine. bu topraklar türk milletinin
> malıdır.
>> buranın bekçisi de türk milletinin kendisidir. şimdi nereden gelip nereye
>> gittiğini söyleyecek misin? kadın başını salladı.
>>
>>
>> - tabii söyleyeceğim, ben sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği,
>> atın geç yetişdiği kavruk köylerinden birindeyim. bizim mıhtar bana bilet
>> aldı trene bindirdi, kodum angara'ya geldim.
>>
>>
>> -
Muhtar niçin ankara'ya gönderdi seni?
>>
>>
>> - gazi paşamızı görmem için. başını pek ağrıttım da.... benim iki oğlum
>> gavur harbinde şehit düştü. memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez
>> görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. rüyalarıma girdi gazi paşa.
>> bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip saldı
>> angaraya, giceleyin geldimdi. yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan
>> belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
>>
>>
>> - senin gazi paşa'dan başka bir isteğin var mı? kadını birden yüzü
>> sertleşti.
>>
>>
>> - tövbe de bey, tövbe de! daha ne isteyebilirim ki... o bizim vatanımızı
>> gurtardı. bizi düşmanın elinden kurtardı. şehitlerimizin mezarlarını
> onlara
>> çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? onun sayesinde şimdi istediğimiz
>> gibi yaşıyoruz. şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan onun sayesinde
>>
Kurtulmadık mı? buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam! demek
>> için düştüm. onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. sen efendi bir
>> adama benziyon, bana bir yardım ediver de gazi paşayı bulacağım yeri
>> deyiver. atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her
> halinden
>> belliydi.
>>
>> bana dönerek,
>> - görüyorsun ya gökçen, işte bu bizim insanımızdır... benim köylüm, benim
>> vefalı türk anamdır bu. attan indim. yaşlı kadının elini tuttum anacığım
>> dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni
>> buralara kadar koşturan gazi paşa yani atatürk işte karşında duruyor.
>> köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. elindeki değneği yere
>> fırlatıp, atatürk'ün ellerine sarıldı. görülecek bir manzaraydı bu.
>> ıkisi de ağlıyordu. ıki türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan,
>> ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. yaşlı kadın belki on defa
>> öptü atanın ellerini. ata da onun ellerini öptü. sonra heybesinden
>> küçük bir paket çıkarttı. daha doğrusu
Beze sarılmış bir köy peyniri.
>> bunu atatürk'e uzattı;
>>
>>
>> - tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım gazi paşa, bunu sana
>> hediye
>> getirdim. seversen gene yapıp getiririm.
>>
>>
>> paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. çok beğendiğini söyledi. sonra
>> birlikte köşke kadar gittik. oradakilere şu emri verdi; "bu anamızı alın
>> burada iki gün konuk edin. sonra köyüne götürün. giderken
De kendisine üç
>> inek verin benim armağanım olsun."
>> alıntıdır.
|
|
|
|