New Page 1
ADSL
ADSL (Asimetrik Sayısal Abone Hattı), Asymmetric Digital Subscriber Line
sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan
bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda
sağlayabilen bir modem teknolojisidir. ADSL, mevcut telefon hattını daha etkili
kullanmak amacıyla sayısal kodlama tekniği ile bandın arttırılması vasıtasıyla
kullanıcıya geniş bant imkanı sağlamaktadır. Dolayısıyla bu teknoloji data ve
ses şebekelerini aynı anda kullanmamıza olanak sağlar.
BLOG
Blog, İngilizcedeki "web" ve "log" kelimelerinin birleşmesinden oluşan weblog
kavramının zamanla yaygınlaşmış ve kısaltılmıştır adıdır. Türkçede ağ günlüğü
olarak kullanılır. Ağ günlüğü, genelde güncelden eskiye doğru sıralanmış haber
veya yorumların yayınlandığı, web tabanlı bir yayını belirtir. Çoğunlukla her
gönderinin sonunda yazarın adı ve gönderi zamanı belirtilir. Ağ günlükçülerin
kendilerine has bir kültürü vardır. Yapıları birbirine benzer, üzerlerindeki
yazışma ve konuşmaların tarzları birbirlerine benzer. İlk ağ günlükleri manüel
olarak yazılıp güncellenirken, bugün bu iş için özel yazılmış yazılımlar
kullanılmaktadır.
BLUETOOTH
Bluetooth (ing.) endustri standardı kablosuz WPAN (Wireless Personal Area
Network). MSI Bluetooth AdaptörüBluetooth ismi eski Danimarka kralı Harald
Blatand'ın adından esinlenerek konulmuş bir isimdir ve mavi diş anlamına gelir.
Bluetooth cep telefonu , bilgisayar , PDA ve Dijital Kamera gibi birçok
elektronik cihazı kısa dalga radyo sinyalleri kullanarak birbirine bağlar. Kablo
bağlantısını ortada kaldıran kısa mesafe radyo frekansı(RF) teknolojisinin
adıdır. Bluetooth bilgisayar, çevre birimleri, ve diğer cihazların birbirleri
ile kablo bağlantısı olmadan görüş doğrultusu dışında bile olsalar
haberleşmelerine olanak sağlar. Bluetooth teknolojisi 2.4 ghz ISM frekans
bandında çalışmakta olup, ses ve veri iletimi yapabilmektedir. 721 kbps'a kadar
veri aktarabilen bluetooth destekli cihazların etkin olduğu mesafe yaklaşık 10
ile 100 metredir. Araba kullanırken rahat konusmanın yanında güvenli sürüş
imkanıda sağlayan araç kitleri ile yolculuk yaparken konforlu bir şekilde
iletişim kurulabiliyor. Bluetooth Araç kitiTelefona hiç dokunmadan konuşma
imkanı Bluetooth ürünlerinin en önemli özelliği. Markası ne olursa olsun yeni
telefonda Bluetooth özelliği olması yeterli. Telefondaki uyumluluk garantisi
sayesinde, telefon değiştiğinde araç kitinide değiştirmek gerekmiyor. Bluetooth
araç kitleri aracın bir yerine zarar vermeden monte edilerek aracın müzik
sistemine entegre oluyor, veya montaj gerektirmesizin aracın çakmak prizine
takılarak hemen kullanılıp araçtan araca kolayca taşınabiliyor. Bluetooth ve
kızılötesi ile kablosuz aktarımın yanı sıra kablosuz ağ desteği de sunan avuc
ici bilgisayarlar(PDA), aynı zamanda cep telefonu olarak da kullanılabiliyor.
Bunun için satılan CF-Sim adaptörlerini kullanabileceğiniz gibi, kızılötesi ve
bluetooth üzerinden de cep telefonu ile iletişim kurabilirsiniz. Ayrıca bu
şekilde GPRS bağlantısı da kurmanız mümkün. Eğer çalıştığınız bölgede kablosuz
bir ağ varsa, PDA ile bu ağa girebilir ve bu ağdaki interneti paylaşabilirsiniz.
1994 yılında Bluetooth Ericsson firması tarafından geliştirildi, cep telefonları
ve diğer mobil cihazları kablosuz birbirine bağlamak ve iletişim kurmak için.
Bluetoth özellikli kameralı bir PDABluetooth özelliği bulunan cihazların
finansal çıkar sağlama amacıyla, kişisel gizli bilgileri ele geçirmeye yönelik
tehditlere maruz kalabilirler. Phishing saldırılarıda ciddi güvenlik riski
taşıyor. Mobil cihazları hedefleyen kötü amaçları kodların hem sayısında hem de
ciddiyetinde artış olması bekleniyor. Özellikle Bluetooth özelliği bulunan
cihazların açıklarını araştıran bir çok grup bulunmakta.
DNS
DNS - alan adı sistemi (Domain Name System") İnternet ağını oluşturan her birim
sadece kendine ait bir IP adresine sahiptir. Bu IP adresleri kullanıcıların
kullanımı için www.site_adı.com gibi kolay hatırlanır adreslere karşılık
düşürülür. DNS sunucuları, internet adreslerinin IP adresi karşılığını kayıtlı
tutmaktadır. DNS’in Tarihçesi Bilgisayar ağları üzerindeki isimlendirme sorunu
ilk olarak Internetin babası sayılan ArpaNet zamanında ortaya çıkmıştır.
1970’lerde ArpaNet günümüz ağları ile karşılaştırılamayacak kadar küçük
durumdaydı ve yalnızca birkaç yüz ile ifade edilebilen sisteme hizmet veriyordu.
Bu tarihlerde isimlendirme için tek noktada tutulan bir dosyanın bulunması ve
diğer tüm sistemlerin bu dosyayı belli aralıklarla kendi taraflarında
güncellemesi isimlendirme sorununu çözmüştü. Adres-isim tanımlamalarını içeren
HOSTS.TXT dosyası SRI tarafından SRI-NIC adında bir bilgisayar üzerinde
tutulmaktaydı. Bu dosya her adrese bir isim karşılık gelecek şekilde
düzenlenmişti. ArpaNet üzerindeki yeni isim tanımlamaları ve değişiklikleri
SRI’ya gönderilen e-postalar aracılığı ile yapılıyor ve HOSTS.TXT’in kopyası ftp
ile alınıyordu. ArpaNet üzerinde TCP/IP kullanımına paralel olarak ortaya çıkan
bağlantı patlaması, isim çözümü için bir çok sorunu da beraberinde getirdi.
Öncelikle isim çakışmaları ortaya çıktı, sayı artmakta ve her bilgisayara özgün
bir isim atanmasında problemler yaşanmaktaydı. Ayrıca yalnızca isim çözümlenmesi
için oldukça yüksek miktarda bant genişliği harcanmakta ve buna rağmen
kullanılan isim veritabanlarının uyumlu olması her zaman sağlanamamaktaydı. Bu
durumun ortaya çıkmasından sonra ArpaNet daha ölçeklenebilir bir isim çözümleme
yapısı için araştırmalara başladı. Paul Mockapetris bu işle görevlendirildi.
Mockapetris 1984 yılında Domain Name System (DNS)’i tanımlayan RFC 882 ve RFC
883’ü yayınladı. Bunlar daha sonra halen geçerli olan RFC 1034 ve RFC 1035
tarafından güncellendiler. DNS`İN YAPISI DNS sistemi isim sunucuları ve
çözümleyicilerinden oluşur. İsim sunucuları olarak düzenlenen bilgisayarlar host
isimlerine karşılık gelen IP adresi bilgilerini tutarlar. Çözümleyiciler ise DNS
istemcilerdir. DNS istemcilerde, DNS sunucu yada sunucuların adresleri bulunur.
Bir DNS istemci bir bilgisayarın ismine karşılık IP adresini bulmak istediği
zaman isim sunucuya başvurur. İsim sunucu, yani DNS sunucu da eğer kendi
veritabanında öyle bir isim varsa, bu isme karşılık gelen IP adresini istemciye
gönderir. DNS veritabanına kayıtların elle,tek tek girilmesi gerekir. Internet
adresleri ilkönce ülkelere göre ayrılır. Adreslerin sonundaki tr, de , uk gibi
ifadeler adresin bulunduğu ülkeyi gösterir. Örneğin tr Türkiyeyi, de Almanyayı,
uk İngiltereyi gösterir. ABD adresleri için bir ülke takısı kullanılmaz çünkü
DNS ve benzeri uygulamaları yaratan ülke ABD’dir. Internet adresleri ülkelere
ayrılıdıktan sonra com, edu, gov gibi daha alt bölümlere ayrılır. Bu ifadeler
DNS’de üst düzey (top-level) domainlere karşılık gelir. Üst düzey doainler
aşağıdaki gibidir: Com :Ticari kuruluşları gösterir. Edu :Eğitim kurumlarını
gösterir. Org :Ticari olmayan, hükümete de bağlı bulunmayan kurumları gösterir.
Net :Internet omurgası işlevini üstlenen ağları gösterir. Gov :Hükümete bağlı
kurumları gösterir. Mil :Askeri kurumları gösterir. Num :Telefon numaralarını
bulabileceğiniz yerleri gösterir. Arpa :Ters DNS sorgulaması yapılabilecek
yerleri gösterir. Alan isimleri, agaç yapısı denilen ve belli bir kurala göre
dallanan bir yapıda kullanılmaktadır. Amerika haricinde, internete baglı olan
tüm ülkelerdeki adresler, o ülkenin ISO3166 ülkekodu ile bitmektedir.
Türkiye'deki tüm alt alan adresleri, .tr ile bitmektedir. Örneğin; marine.ulakbim.gov.tr
adresinde; tr Türkiye'yi, gov alt alanın devlet kurumu olduğunu, ulakbim bu
devlet kurumunu, marine bu kurumda bulunan bir makineyi göstermektedir .
ETHERNET
Ağ kartı (İngilizce Network Interface Card, NIC), bilgisayarın ağa bağlanıp veri
alışverişinde, iletişimde bulunabilmesini sağlayan elektronik devredir. Her ağ
kartının üretimden itibaren kendine ait farklı bir tanımlama numarası
olduğundan, ağ üzerindeki diğer ağ kartlarından ayırtedilebilir. Bu tanımlama
numarasına MAC (Media Access Control) adresi de denir.Ethernet kartı, network
(ağ) sistemlerinde kullanılan, bilgisayarla ağ arasında iletişimi sağlayan ağ
arabirim kartıdır (NIC Network Interface Card). Masaüstü bilgisayarlarda bir
genişleme yuvasına takılan, diz üstü bilgisayarlarda bir PC Card (PCMCIA)
soketine takılan yahut bir paralel port aracılığıyla bağlanan karttır. Ethernet
kartı gönderilecek verileri alır, paketlere böler, varış yerine iletir ve
paketleri gerçek veri veya dosya yapısına geri çevirir. Yol boyunca kart
üzerindeki yazılım, bilginin doğruluğunu garantilemek üzere iletim boyunca veri
kaybının olup olmadığını anlayabilmek için hata kontrolü yapar.
FTP
Dosya Transfer Protokolu (FTP) Dosya Transfer Protokolü (FTP) bir veri yığınının
- ASCII, EBCDIC, ve binary- bir uç aygıttan diğerine iletimi için
kullanılmaktadır. Bir dosyayı FTP kullanarak başka bir TCP/IP ağı üzerindeki
kullanıcıya yollamak için o ağdaki bilgisayarda geçerli bir kullanıcı ismi ve
şifresi gerekmektedir. Internet 'anonim FTP' ye (anonymous FTP) destek vermekle
birlikte bunu dosyayı yollamak için değil sadece okumak için verir. Bu durum, ağ
üzerindeki her kullanıcıya postanın yollanmasını sağlayan SMTP yoluyla
aşılabilir. Fakat SMTP sadece metin iletebildiği için diğer tip dosyalar
gönderilmeden önce metin dosyasına çevrilmelidir. Daha sonra da alici tarafından
tekrar eski haline çevrilir. Diğer taraftan elektronik postada kullanılan OSI
X.400 standardı, kullanıcıya metin, grafik, teleks, fax, video, ve hatta ses
yollamasına izin verir. Elektronik dokuman değişimini (EDI - Electronic Document
Interchange) de destekler. Ancak, bu uygulamalar diğer OSI uygulamaları gibi
yeterli yaygınlığa ulaşmamıştır. OSI FTAM (Dosya Transfer, Erişim ve Yönetim)
protokolü TCP/IP'nin FTP'sinden daha işlevseldir. Görüntü (Virtual) dosya
saklama yeteneği sağlamasına ek olarak, FTAM kullanıcısı, tüm dosya yerine
dosyanın bir kısmini da gönderebilir. TCP/IP ortamında da ayni düzeyde
işlevsellik sağlamak için dosyaları parçalar halinde taşıyabilen Sun
Microsystems'in Ağ Dosya Sistemi (NFS-Network File System) FTP yerine
kullanılabilir. Bu özelliğinden dolayı NFS'in popülaritesi artmış ve firmalar
NFS'i pek çok TCP/IP türüyle entegre etmişlerdir.
HTML
Hiper Metin İşaret Dili (İngilizce Hyper Text Markup Language ya da kısaca HTML)
günümüzde İnternet üzerinde veri paylaşımı için kullanılan en yaygın metin
tabanlı dildir. Bir porgramlama dili olarak tabir edilemez. Çünkü HTML
kodlarıyla, kendi başına çalışan bir program yazılamaz. Ancak bu dili
yorumlayabilen programlar aracılığıyla çalışabilen programlar yazılabilir.
Programlama dili denilememesinin nedeni tam olarak budur. Temel amacı yazı,
görüntü, video gibi değişik verileri ve bunları içeren sayfaları birbirine
basitçe bağlamak, buna ek olarak söz konusu sayfaların ağ tarayıcı yazılımlar
tarafından düzgün olarak görüntülenmesi için gerekli kuralları belirlemektir.
W3C tarafından standartlaştırılmıştır.
HTTP
HTTP (İngilizce Hypertext Transfer Protocol, Türkçe Hipermetin Aktarma İletişim
Kuralı) bir kaynaktan dağıtılan ve ortak kullanıma açık olan hiperortam bilgi
sistemleri için uygulama seviyesinde bir iletişim kuralıdır. [değiştir] Geçmişi
HTTP, 1990 yılından beri Dünya Çapında Ağ (WWW) üzerinde küresel bilgi girişimi
için kullanılmaktadır. HTTP/0.9 olarak anılan ilk sürüm HTTP İnternet üzerinden
ham verinin taşınması amaçlı, basit bir iletişim kuralıydı. RFC 1945 dahilinde
tanımlanan HTTP/1.0, taşınan verinin meta-bilgilerini ve istek/cevap semantiği
düzenleyicilerini içeren ve MIME ilgileri taşıyan mesajların taşınabilmesi gibi
yenilikler ile bir önceki sürümü genişletmiştir. Yine de HTTP/1.0 hierarşik
vekil sunucuların (proxy), önbelleğin, kalıcı bağlantı ihtiyaçlarının ve sanal
sunucuların etkilerini göz önünde bulundurmada yetersiz kalmaktaydı. Ek olarak,
HTTP/1.0 olarak anılan uygulamaların, tam olarak kesinleştirilememiş yöntemleri,
birbirleriyle iletişim içinde bulunan iki uygulamanın kapasitelerinin tam olarak
anlaşılması için yetersiz kalmakta ve bu sürümün bir yeniliğe gidilme ihtiyacını
zorunlu kılmaktaydı. HTTP/1.1 olarak bilinen bu yeni sürüm, iletişim kuralının
güvenilir bir biçimde uygulanmasında ihtiyaç duyulan dizisel gereksinimleri
içermekte ve 1.0 sürümüne sahip iletişim kuralından daha güvenli olarak
görülmektedir. Uygulamalı bilgi sistemleri, basit bir şekilde bilgi almaktan çok
daha fazla uygulamaya ihtiyaç duyar. Bu uygulamalar arama, son kullanıcı
arayüzünün güncellenmesi ve etkileşimli olarak bilgi girişi gibi işlevleri de
gerektirmektedir. HTTP, bir isteğin amacının ne olduğunu anlatan bir takım açık
uçlu yöntemler ve üstbilgi kullanımına izin vermektedir. Bir tekbiçimli kaynak
tanımlayıcısı, yer belirleyici ya da kaynak ismi tarafından sağlanan kaynağa,
bir yöntemin uygulanışını bildiren bir dizi kural üzerine kurulmuştur.
Gönderiler, Çok Amaçlı İnternet Posta Uzantıları tarafından tanımlandığı ve
İnternet postasında kullanılana benzer bir biçimde aktarılmaktadır. HTTP aynı
zamanda, SMTP, NNTP, FTP, Gopher ve WAIS iletişim kurallarını destekleyen
İnternet sistemleri ile kullanıcı istemcileri, vekil sunucular ve Geçitler
arasında iletişim için özelleştirilmiş bir iletişim kuralı olarak da kullanılır.
Bu haliyle HTTP, muhtelif uygulamalar tarafından sağlanan kaynaklara, basit
hiperortam erişimine izin vermektedir. Günümüzde hayatın önemli bir parçası
haline gelen İnternet, HTTP sayesinde her türlü bilgiye sorunsuz erişimi kolay
kılmaktadır.
IP
IP adresi belli bir ağa bağlı cihazların ağ üzerinden birbirlerine veri yollamak
için kullandıkları adrestir. İngilizce'deki Internet Protocol address teriminin
kısaltmasıdır. İnternet'e bağlanan her bilgisayara bir IP adresi atanır, diğer
bilgisayarlar bu bilgisayara bu adres ile ulaşırlar. Yani iki farklı cihaz aynı
yerel ağda olmasa dahi, IP adresi birbirleri ile iletişim imkanı sağlar. IP
adresleri şu anda yaygın kullanımda olan IPv4 için 32 bit boyunda olup,
noktalarla ayrılmış 4 adet 8 bitlik sayıyla gösterilirler. Örneğin: 192.168.10.9
Bir internet sayfası sunucusuna, web tarayıcısına IP adresi yazarak da
bağlanılabilir; ancak bu rakamları yazmak pratik olmadığından IP adresine
karşılık gelen bir alan adı sistemi kullanılmaktadır. İnternet Servis
Sağlayıcılarında bulunan Alan Adı Sunucularından (DNS -Domain Name Server))
oluşan bir ağ, hangi alan adının hangi IP adresine karşılık geldiği bilgisini
eşler ve kullanıcıları doğru adreslere yönlendirir. İnternet'te trafik Başlıca
IP adreslerince sağlanmaktadır.
MODEM
Modulator-Demodulator 'ün kısaltma olarak yazılmışı. Mesela çevirmeli ağ ile
internete bağlandığımızda modeme gelen veriler modem aracılığıyla dönüştürülüp
telefon hattı üzerinden ses olarak karşı bilgisayardaki modeme yollanır. Ve
karşı bilgisayardaki modem bu ses olarak iletilmiş olan verileri alıp tekrar
bilgisayarın anlayacağı şekle çevirir, modem bu işe yarar.
POP3
Bir e-posta iletişim protokolü "Post Office Protocol 3" E-Posta sunucusuyla
iletişim sağlamak için aşağıdaki bilgileri girmek gerekir: Kullanıcı adı / user
name Şifre /password Giden sunucu adresi / Outgoing mail server (SMTP) Gelen
sunucu adresi / Incoming mail server (POP3)
ROUTER
Verileri bir LAN'dan, genellikle başka bir LAN veya WAN'a olmak üzere, ağlar
arasında yönlendiren bir araç. Bu bağlantı LAN-LAN, WAN-WAN, LAN-WAN veya
LAN-servis sağlayıcı arasında olabilir. OSI yedi katman modelinde, 3.katmanda,
yani ağ katmanında (İng: network layer) yer alır.
USB
İngilizce "Universal Serial Bus" kelimesinin kısaltılmışıdır. Bilgisayarda
işlemciye veriyi direk yollayan bir bağlantı kanalıdır. Son sürümü 2.0
Yüksek-hız (ing. Hi-Speed) dır. USB 1.1 (Normal) saniyede 1.5 Megabit(Mbps), USB
2.0 (Hi-Speed) ise saniyede 12 Mbps veri iletimi yapabilir. Günümüzde Tak
Çalıştır(plug and play) özelliğinden dolayı birçok cihazın bağlantısında
kullanılmaktadır.
Copyright © Vedobay.Com - En Duygusal Ask Siirleri Burada Tüm hakları saklıdır.